Cemşîd ü Hurşid'in Özellikleri - Cemşîd ü Hurşid'in Özet - Edebiyat Bilgi - Blogcu

Edebiyat Bilgi

Cemşîd ü Hurşid'in Özellikleri - Cemşîd ü Hurşid'in Özet

Cemşîd ü Hurşid'in Özellikleri:

a) 14. yy. şairlerinden Ahmedî tarafından, Emir Süleyman Çelebi’nin isteği üzerine, İranlı şair Selman Saveci’nin aynı adı taşıyan eserinden yola çıkarak yazılmış bir mesnevidir.

b) Eser, 5000 beyitten oluşmaktadır. (Selman Saveci’nin eseri 2700 beyittir. Bu da gösteriyor ki Ahmedî bu mesneviyi özgünleştirmeye çalışmıştır.)

c) Eserin dili, o döneme ait Türkçe’dir. Devrin insanları tarafından anlaşılabilecek dildir.

d) Eser 1403 yılında kaleme alınmış olup, şairin ihtiyarlık dönemi ürünüdür.

e) Ahmedî, bu eseri yazarken hemen hemen bütün Şark efsanelerinden, mesnevilerden, halk hikâyelerinden yararlanmış, onlardan motifler almış ve bunları ustalılıkla birleştirerek yepyeni bir hikâye meydana getirmiştir.

f) Ahmedî, bu mesnevisine divanında olmayan şiirleri ve gazelleri de yerleştirmiştir.

g) Aruz vezniyle yazılmış olan bu eserde, aruzun (mefâîlün mefâîlün faûlün) kalıbı kullanılmıştır.

h) 16. yy.’dan bugüne kadar bu eserin herhangi bir nüshasına rastlanmamıştır.


Cemşîd ü Hurşid'in Özeti:

Bir vakitler Çin’de bilgili ve her işte kudretli bir hükümdar vardı. Memleketi gelişmişti. Emrinde milyonlarca Türk askeri bulunuyordu ki oklarının temreninden ateşler çıkıyordu. Bu hükümdarın Cemşîd isimli oğlu bir gece yiyip içip eğlenirken uykuya daldı. Rüyasında güzel bir kız gördü ve ona âşık oldu. Derdini iyi bir ressam olan bezirgânına açtı. Bezirgân çok gezmiş, çok görmüş bir insandı. Kendisine tarif edilen kızın Rum Kayserinin kızı olduğunu anladı. Bu kızın bir resmini yaptı. Böylelikle Cemşîd, rüyada görüp sevdiği kızın kim olduğunu anlamış oldu. Bu andan itibaren Cemşîd daha da çok acı çekmeye başladı ve hastalandı.

Çin’de kendisine gösterilen hiçbir kızı beğenmeyip günden güne solan ****kanlı bu kızı alabilmek için Rum Kayserinin yanına gitmeğe karar verdi. Yanına Mihrab da (bezirgânı) alarak yola çıktı. Yolda büyük zorluklarla karşılaştı. Perilerle, devlerle, cadılarla çarpıştı. Geçilmez kayalıklardan geçti. Aşılmaz deryalar aştı. Sonunda sevdiği kızın bulunduğu diyara ulaştı. Yine Mihrab’ın yardımıyla sevgilisini buldu. Onunla tanıştı. Cemşîd ile Hurşit birlikte eğlenceler düzenleyerek uzun bir vakit geçirdi. Hurşid’in annesi bir zaman sonra bunların macerasını öğrendi. Ancak kendisini bir tüccar diye tanıtan Cemşîd’e kızını vermek istemiyordu. Hurşid’i uzak bir köşke hapsetti. Bu arada Çın hükümdarı her türlü tehlikeye karşı oğlunu korumak maksadı ile bir ordu göndermişti. Ordunun gelişiyle birlikte Cemşîd Rum sarayına giderek kendini tanıttı. Sarayda çok iyi karşılandı. Fakat o sırada Şam hükümdarının oğlu da Hurşid’i babasından istemek üzere Rum diyarına gelmişti. Cemşîd, Hurşid’in özel bir köşkten kendilerini izlediği bir meydanda bu gençle çeşitli spor müsabakaları yaptı. Bunu Rum Kayseri tertiplemişti. Bu yarışmalarda Cemşîd rakibini her defasında mağlup etti ve Hurşid’i almaya hak kazandı. Bu arada Şam hükümdarı oğlunun Hurşid’le evlenebilmesi, sevdiği kızı alabilmesi- için bir ordu göndermişti.

Cemşîd’in ordusu Şam ordusunu da yendi. İki sevgili evlendiler. Çin’e döndüler.

Çin hükümdarı geri döndüğü zaman bütün malını mülkünü oğluna bıraktı. Ve kendisi bir köşeye çekilerek hükümdarlığı oğluna verdi.

İranlı şair Salman Saveci'nin aynı adı taşıyan 1500 beyitlik yapıtının genişletişmiş çevirisi olan, Cemşîd ü Hurşîd, ünlü 14. yüzyıl divan şairi Ahmedî'nin belki de en çok tanınan eseridir.Ahmedî'nin bu ünlü mesnevisi beş bin beyitliktir.Mesnevide gün****k hayata dair unsurlara sık rastlanmaktadır. Eserden bir beyit: Didi kim derdümün yokdur keranı- Nice takrir ideyim ben anı

Ahmedî'nin bir de divanı olup, değeri İskender-nâme’sine nispetle daha yüksektir; sekiz bin beyitten fazla olan bu divanda şiirin muhtelif şekillerini havi manzumeler görülür; yine Ahmedî'nin beş bin beyitli Cemşid ü Hurşid isimli manzumesi, Çin hükümdarının oğlu Cemşid ile Rum kayserinin kızı Hurşid arasındaki âşikane macerayı tasvir etmektedir; gerek bu eserini ve gerek Tervîhü’l-Ervâh adındaki tıbba dair manzum ve mufassal telifini Emîr Süleyman Çelebi'nin emriyle kaleme almıştır. cemşid-ü hurşid döneminin sosyal özellikleriyle örtüşmemektedir.çünkü bu mesnevi konusunu iran(fars)edebiyatından almıştır İran ve Türk edebıyatlarında işlenmış bir aşk hikayesidir.Çin İmpratorunun oglu Cemşit ,dusunde gordugu bı kıza asık olur. Ayrıca bu eser geçiş dönemi eserlerinden Atabet'ül Hakayık ile örtüşmeyeni birliktedir. Ahmedi Cemşid ü Hurşid'i o devrin anlayışına göre yeni bir telif haline koyabilmek için hemen hemen bütün şark efsanelerinden ve mesnevilerinden yararlanmış,onlardan çeşitli motifler almış ve bunları ustalıkla birleştirerek adeta yeni bir hikaye vücuda getirmiştir. Bu asırda Anadolu beylerinin ve bilhassa Osmanlı hükümdarlarının şairlerden Türkçe eser istemekte ısrar ettikleri bir tarihi gerçektir.Emir Süleyman'ın da Ahmediden istediği;bu dilde bir kitap yazmasıdır.Emir Süleyman bu kitabı sipariş ederken şöyle demiş: Bizüm çün düzesin bir hub defter K'ola ma'ni vü lafzı şir ü şekker Kitabı k'adıdur Cemşid ü Hurşid Bu dilce ayıdasın sen i Cemşid Şairin düştüğü bir tarihe göre eser 806h.(1403m.)de yazılmıştır.Bu esere kaynaklık eden kitap, destan ve efsaneler arasında Eski Türk destan ve masallarının da bulunduğu yine dikkati çeken mühim bir husustur. Cemşid ü Hurşid, aruzun Mefailün/Mefailün/Feülün vezniyle yazılmıştır. Bilhassa spor oyunlarını ve savaş sahnelerini çok iyi canlandıran bu eser Türk ruhunu tatmin edici çizgileri ile edebiyatımızın, üzerinde daha esaslı durmasını icab ettiren hususi bir değer taşır.


Özellikleri:

1)Mesnevi nazım şekliyle yazılmıştır.

2)1403 yılında bitirilip süleyman şah'a sunulmuştur.

3)4798 beyitten oluşmaktadır.

4)Konusu Çin hükümdarının oğlu Cemşid ile Anadolu imparatorunun kızı hurşid ile arasındaki aşktır.

CEMŞÎD Ü HURŞİD, İran ve Türk edebiyatlarında işlenmiş bir aşk hikâyesi. Çin imparatorunun oğlu Cemşîd, düşünde gördüğü bir kıza âşık olur. Babası ülkenin bütün güzellerini toplatıp Cemşîd’in önünden geçirir ama hiçbiri şehzadenin âşık olduğu kız değildir. Bilgili tüccar Mihrab, Rum diyarında gördüğü bir kızın Cemşîd’in anlattıklarına benzediğini anlar. Resmini yaparak Cemşîd’e gösterir. Birlikte Rum diyarına giderler. Cemşîd kızı alarak döner, babasının tahtına çıkar. İlk kez 1361’de İran şairlerinden Selman Saveci, çeşitli kaynaklardan derlediği 2700 beyitten oluşan bir mesnevi olarak eseri bir araya topladı. Bu eser, Türk edebiyatında Ahmedî, Cem Sultan vb. şairlerce çevrildi ya da uyarlandı.
  • Yorum yaz!
  • Baglanti
  • Yorum yaz! : Arkadasina Gonder!
    0yorum yazilmistir

    <<Önceki Sayfa |/ |Sonraki Sayfa>>